19 Aralık 2012 Çarşamba

İlk Gün/Marc Levy


Fransız yazar Marc Levy’den büyüleyici bir günlük... Dünyanın ilk günü, ilk gecesi, ilk yıldızın keşfi ve aşkla sarhoş iki çift gözün gökyüzünde kayboluşunu içinde saklıyor…
“Sonsuz küçük ya da sonsuz büyük olan nedir ve her şeyin başladığı sıfır ânı nedir?”

“Ben paleoantropoloğum, müzede çalışmıyorum, bir Pierre’le, bir Antoine’la ya da bir Jérôme’la tanışma fırsatım olmadı yıllardır; çocuğum yok; severek yaptığım zor bir mesleğim var ve kınanacak yanı olmayan bir tutku yaşadığım için olağanüstü şanslıyım.”

“Adım Adrianos, annemin doğduğu kasaba hariç, uzun zamandır ‘Adrian’ diyorlar bana. Astrofizikçiyim, uzmanlık alanım, Güneş sisteminin dışındaki yıldızlar. Dünya yuvarlaktır, uzay bükülüdür ve evrenin sırlarını kavramak için yolculuk etmeyi, en iyi gözlem noktasının, büyük kentlerin uzağındaki zifirî karanlığın peşine düşüp gezegeni en ücra köşelerine kadar, hiç durmadan, bir baştan bir başa dolaşmayı sevmek gerekir. Sanırım, beni bunca yıldır, insanların çoğunun yaptığının tersine bir ev, bir eş ve çocuklara sahip olmaktan alıkoyan, rüyalarımdan hiç çıkmayan o soruya günün birinde bir yanıt bulmak umudu oldu: Gündoğumu nerede başlar?”

Kitap hakkında ayrıntılara BURADAN ulaşabilirsiniz. 

Yayınevi: Can Yayınları

İçten Konuşmalar/Petek Kışlalı Olcan

Arka Kapak

…Uçlarda yaşamadığım zamanlarda, uçsuz bucaksız duygulara tutunmayı seven bir kadın olarak, dipsiz, boş bir çukurun ağzında asılı kalmıştım. Bunun, benim için böcek olarak uyanmaktan bir farkı yoktu...

…Alışılmış bir şefkatle, çocuğu gibi kavradı adamı...Kollarının sarabildiği tek erkeğin o olduğunu düşündü. Ve kollarında tutamadığı...

…Sihir, değişmeyen şeffaf ayakkabıda ve çıplak bedenindedir kadının...Belki de asıl sorun, kendini olduğu gibi kabul edebilecek bir kadının, masallarda bile gerçek olamamasıdır...Başkası olmadığında kandıracak birini mutlaka buluyormuş insan...Kendini...

…Kadın, ne kadar giyinmeye çalışırsa çalışsın, çırılçıplaktı. Güzelliği, içtenliği, cinselliği ve kendine güveni etrafa saçılmış, bir türlü toparlanamıyordu. Üstüne sadece şaşkınlık, tatminsizlik, yetersizlik, aşağılanmışlık duygularının dağınıklığını gelişigüzel geçirebildi. Niye sevmişti bu adamı, niye bu kadar koşulsuz verip kendini, karşılıksızlığa niye sessiz kalıyordu?

Yayınevi: Anadolu Kültür

13 Aralık 2012 Perşembe

Aldatmak/Uğur Yağcıoğlu

Arka Kapak
Aşk Vââdini Ayrılıkla Bir Bütün Düşünenlerin Romanı...
Başka hayatlardan devreden arkadaşlıklar vardır hani. İlk gördüğünüzde mânâsızca anlatmak istersiniz. Karşınızdaki sanki sizi merak ediyormuş hissiyle söze başlarsınız ilk muhabbetinizde. Sizi yıllardır tanıyanlardan daha fazla anlatırsınız onlara. Paralel zekâda olduğunuz için değil... Birbirini anlamak hissi de değildir bu. Merak etmektir. "Nasılsın görmeyeli?"dir bu arkadaşlıkların ilk sözü. Hayatınızda hiç görmediğiniz birine 'nasılsın görmeyeli?' diye bakabilmek arkadaş olmakla değil, bu dünyaya arkadaş gelmekle ilgilidir. Öyle bir hisse kapılmıştı işte Semiramis'i gördüğünde Sadi. Anlatmak istemişti, biraz anlatmıştı da. Ama her şeyi konuşmak için doğru zaman değildi. Semiramis yıllardır merak eder gibi dinlemişti...
"Ne acayip bir duygu bu böyle; iki saat önce yaşadıklarıma sanki başkasının hayatına bakar gibi bakıyorum. İki saat içinde başka bir insan olunur mu? Olundu işte..."
Okumasanız bile, dokunmazsanız bile, kesinlikle konuşulduğu zamanlara tanıklık yapacaksınız, anlatılanın hayatınıza dokunduğunu göreceksiniz.
Senaryo, film, tiyatro çalışmalarından sonra Yağcıoğlu bu ilk romanında; aşka, dine, acının insana yaptırabileceklerine ve hayatın simetrisine dair benzersiz bir hikâye ile okuyucuya merhaba diyor.
Yayınevi: Chiviyazıları

4 Aralık 2012 Salı

Dehlizlere Sızan Işık/Levent Budus

L.Budus'tan farklı bir üst metin
L. Budus genç bir yazar, ilk kitabı "Dehlizlere Sızan Işık"ta varoluşu, yaşamın anlamını ve insanın çeşitli ruh hallerini şiir tekniğiyle anlatı geleneğini birleştirerek ustaca sorguluyor. Geceyle gündüz, sınırlar ve özgürlükler, ölüm ve yaşam arasındaki o ince çizgide insanın kendiyle hesaplaşmasına iyi bir örnek bu kitap. "Dehlizlere Sızan Işık" güçlü bir genç kalemin düşsel manifestosu adeta. Acılar da bu dünyaya ait diyor yazar, sevinçler de. Peki ya uçup giden düşünceler?
Sıra sıra ahenkli dizgelerle geliyoruz
Geceden gündüze
Racon şehrinin dışındaki tepeden!
Patikalar ışık saçar, beyaz kaftanlarımızla
Kıvılcımlar püskürten eğitim meşaleleri elimizde!
Kendini güvende hissetme
Yürürken çizginde
Manyetik tasman boynunda


Yayınevi: Potkal Kitap Yayınları

Gece Mavisi Zamanlar, Sevim Reşat



Dünya durdukça silahların hep var olacağını, silahların gölgesinden çıkmış bir dünyanın kaosa sürükleneceğini savunan bir subay. 

Dünyayı artık para yönetecek, paraya hükmeden de dünyayı yönetir diye düşünen bir işadamı. İki çocukluk arkadaşı. 

Mesleklerinde yükselirken özel yaşamlarında zorlanırlar. Bu iki tutkulu adam başarı uğruna aşkı gözden çıkarmış değillerdir, ama aşkı bulmak, bulduktan sonra sürdürmek onlar için hiç de kolay olmayacaktır.


Yayınevi: Altın Kitaplar

Portobello Sokağı, Ruth Rendell

Polisiye-gerilim edebiyatının usta ismi Ruth Rendelldan, insan ruhunun karanlık köşelerine dair bir başyapıt

Batı Londranın antika dükkânları, sahaflar ve bitpazarlarıyla ünlü sokağı Portobelloyu mekân tutan roman, bir sanat galerisi sahibi, bir şizofren ve bir hırsızın öyküleri etrafında şekilleniyor. Evinin yakınlarında, yolda bir miktar para bulan Eugene Wren, parayı polise teslim etmek yerine başka bir yönteme başvurunca Portobellonun, o kadar da renkli olmayan karanlık yüzüyle tanışıyor. 

Ruth Rendell, çok iyi bildiği ve mükemmel tasvir ettiği bir atmosferde, karakterlerini her türlü sınıfsal ilişki ve çelişki içinde resmederken, okuru da çok hareketli, eksantrik bir "çarşı"nın içine çekiyor. 

Portobello Sokağı, küçük bir sürprizin ve günlük yaşamdaki sıradışı bir davranışın nasıl gerilimli bir hâl alabileceğini gösteren; ölüm, şiddet, kundaklama ve hırsızlık aksiyonlarını başköşeye oturtmakla birlikte tuhaf bir "bağımlılık" şekli ve aşk üzerine de dikkat çekici vurgularda bulunan, birinci sınıf bir Ruth Rendell romanı.

"Ruth Rendell, dehşeti öyle baştan çıkarıcı şekilde kurguluyor ki, her şey yalnızca mümkün değil, aynı zamanda da kaçınılmaz"


Yayınevi: Doğan Kitap

Hobbit ve Felsefe/Gregory Basham,Eric Bronson,William Irvin

Maceracı bir ruh ile kişisel gelişim arasında nasıl bir bağ vardır?
Bilbonun karakterindeki dönüşümün kökenlerini nerede aramalıyız?
Orta-Dünyada şan, şöhret, kibir, tevazu, açgözlülük gibi kavramlara felsefi açıdan nasıl yaklaşabiliriz?
Hobbitler oyun oynamayı neden sever?
Tolkien gerçekte bir adil savaş teorisyeni miydi?
Hobbit bize sanatın felsefesi hakkında neler sunabilir?
Tolkienin kahramanları aslında birer filozof mudur?

Bir yanda Bilbo, Gandalf, Thorin ve Gollum; diğer yanda Aristoteles, Platon, Nietzsche ve Kant.
Hobbit ve Felsefe, Bilbo Baggins ile yeni tanışacak okurlar, yıllarını Tolkienin eserlerine veren Orta-Dünya takipçileri ve felsefe meraklıları için benzersiz bir kitap.


Yayınevi: İthaki Yayınları

Bunlarda İlginizi Çekebilir;

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...